4721 sayılı Türk Medeni Kanunumuz belirli sebeplerin varlığı halinde miras bırakan murisin yasal mirasçılarını mirasından çıkarmasına olanak tanımaktadır. Bu koşullar kanunun 510 vd. maddelerinde açık bir şekilde düzenlenmiştir. Buna göre; miras bırakan ölüme bağlı bir tasarrufla aşağıdaki hallerin varlığı halinde saklı paylı mirasçılarını;

1.Mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,

2.Mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse mirasından çıkartabilmektedir.

Saklı paylı mirasçıların miras paylarının ellerinden alınabilmesi için mirastan yoksunluk hali dışında, miras bırakanın sağlığında bu işlemleri yerine getirmesi gerekmektedir.

Saklı paylı mirasçıların miras payları mirastan çıkarma (ıskat) ile sonlandırılabildiği gibi mirastan feragat sözleşmesinin düzenlenmesi ile de gerçekleştirilebilmektedir.

Mirastan feragat sözleşmesi ivazlı ve ivazsız şekilde düzenlenebildiği gibi bu sözleşme mirastan feragat edecek saklı palı mirasçı ile miras bırakan arasında rızai ve bilinçli bir şekilde gerçekleştirildiği için her iki tarafında bilgisi ve rızası doğrultusunda akdedilmektedir. Oysa ki mirastan çıkarma işlemi miras bırakanın tek taraflı iradesi doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Çoğu zaman mirastan çıkarılan kişi, miras bırakan vefat edinceye değin mirastan çıkarıldığından haberdar dahi olmamaktadır. Ancak mirastan çıkarmanın da geçerli olabilmesi için kanunun aradığı resmi şekle uygun şekilde gerçekleştirilmesi ve yine kanunun aradığı somut sebeplerin varlığının bulunması gerekmektedir.

Yargıtay kararlarında, mirasçının aşırı ilgisizliği, kapıyı açmaması, telefonları yüzüne kapatması, miras bırakanın hastalığında kendisi ile ilgilenilmemesi, miras bırakanın onur ve haysiyetini gözetmemesi, vekalet yetkilerini kötüye kullanması, miras bırakana kötü muamelede bulunulması, uyuşturucu satması veya kullanması, miras bırakanı gereksiz yere tıbbi müşahede altına aldırması ve buna benzer sebepler mirastan çıkarma sebebi olarak görülmüştür.

Mirastan çıkarmanın ölüme bağlı tasarruf şeklinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Uygulamada genellikle vasiyetnamenin tabi olduğu şekilde vasiyetname içerisinde yapıldığı görülmektedir.

Miras bırakan, yasal mirasçısını mirastan çıkarmak istiyorsa gerçekleştireceği işlemde mirastan çıkarma sebeplerini somut ve açık bir şekilde belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde vefatından sonra mirastan çıkarılan kişi iptal davası açarak tekrar miras bırakanın yasal mirasçısı olabilecektir.

Usulüne uygun bir şekilde mirastan çıkarılan kişi mirastan pay alamaz, tenkis davası açamaz.

Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.

Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir. Miras bırakan, mirastan çıkardığı saklı paylı mirasçısının altsoyunun da mirasından pay almasını istemiyorsa sebebini göstererek altsoyu da mirastan çıkarma işlemine dahil etmelidir.

Mirastan çıkarma işleminde sebebin açıkça belirtilmesi ve somutlaştırılmış olması halinde mirastan çıkarma geçerli bir işlem olarak dikkate alınmaktadır. Mirastan çıkarılan kişi, iptal davası açarak çıkarma işlemine itiraz ederse, mirastan çıkarma sebebinin varlığına ilişkin ispat yükü lehine tasarrufta bulunulan diğer mirasçılara düşmektedir ve davada mirastan çıkarmanın haklı sebebe dayandığını bu kişilerin ispatlaması gerekecektir.