Hukuka aykırı bir eylem nedeniyle zarara uğrayan kişiler maddi ve manevi tazminat davası açabilirler.

Maddi tazminat davası hukuka aykırı eylem ya da işlem nedeniyle kişinin malvarlığında maddi bir eksilme ya da borçlarında maddi bir artma olduğu hallerde kısaca kişinin maddi zarara uğraması halinde açılır.

Manevi tazminat davası ise bu eylem ve işlemler nedeniyle kişinin duygu dünyasında uğradığı(elem, acı, korku vb) zararlar kısaca kişinin manevi zarara uğraması halinde açılır. Kişinin ve yakınlarının yaşamı, kişinin ve yakınlarının  sağlığı, kişinin ve yakınlarının vücut bütünlüğü, kişinin ruh ve  kişinin üzüntü veya elem duymasına yol açan diğer fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerlerinin zedelenmesi halinde manevi tazminata hak kazanılabilmektedir.

Maddi ve manevi tazminat davaları ister birlikte ister ayrı ayrı açılabilirler.

HANGİ HALLERDE AÇILIR?

Maddi ve manevi tazminat davaları çok çeşitli hallerde açılabilmektedir. Bunların başlıcaları ve uygulamada en sıklıkla rastlanılanları şunlardır;

  • İş kazası nedeniyle,
  • Trafik kazası nedeniyle nedeniyle,
  • Kişilik haklarına saldırı nedeniyle,
  • Haksız Fiil Nedeniyle,
  • Sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle,
  • Boşanma davası nedeniyle,
  • Hekim hatası nedeniyle,
  • Suç mağdurunun suç nedeniyle zarara uğraması nedeniyle,

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI NASIL AÇILIR?

Hukuka aykırı bir işlem ya da eylem nedeniyle zarara uğrayan kişi, bu zarara neden olan kişiye karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

Maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süreleri hukuka aykırı fiilin niteliğine göre değişmektedir.

Haksız fiile dayalı olarak açılan tazminat davalarında  zamanaşımı süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl her hâlükârda 10 yıldır.

Ancak haksız fiilin aynı zamana suç teşkil etmesi halinde ceza zamanaşımı uygulanmakta olup buna göre zamanaşımı süresi Türk Ceza Kanununda o suç için öngörülen ceza zamanşımına tabi olmaktadır.

Sözleşmeden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı 10 yıldır. Yine boşanmadan kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı ise boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 1 yıldır.

Maddi ve Manevi Tazminat davalarında görevli mahkeme özel durumlar ayrık kalmak kaydıyla Asliye Hukuk Mahkemeleri’dir. Ancak bazı hallerde görevli mahkeme değişebilmektedir. Örneğin İş Kazası nedeniyle tazminat davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir.

Maddi ve Manevi Tazminat davalarında genel kural olarak yetkili mahkeme davalının yerleşim yeridir. Ancak haksız fiillerde bunun yanı sıra haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zarar görenin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Sözleşmeden doğan davalarda ise sözleşmenin ifa edileceği yerdeki mahkemeler de yetkilidir.

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT NASIL HESAPLANIR?

Dava sonunda hukuka aykırı eylemin muhatabı olan kişinin maddi zararı hesaplanır ve hüküm altına alınır. Maddi zarar tespit edilirken özellikle hukuka aykırı eylemi gerçekleştiren kişinin kusuru, maddi zararın toplam miktarı dikkate alınmakta ve bu kusur oranına göre hüküm kurulmaktadır.

Özellikle bedensel zararlara dayalı tazminat davalarında maddi tazminat hesaplanırken kişinin yaşı, gelir durumu, muhtemel ömür süresi, yaralanmanın derecesi gibi hususlar da dikkate alınmaktadır.

Manevi tazminatın hesaplanmasında ise belli bir formül yoktur. Manevi tazminat olayın özellikleri, tarafların gelir durumu, tarafların kusur durumu, olayın ve olayın meydana getirdiği manevi zararın büyüklüğü ve paranın alım gücü dikkate alınarak hakimce hakkaniyete uygun şekilde tespit edilmektedir.

Maddi ve manevi tazminat davaları özellikle de bedensel zararlar nedeniyle talep edilen tazminat davaları teknik davalar olup sıkı usul kurallarına ve uzmanlık gerektiren hesaplama yöntemlerine dayanmaktadır. Bu nedenle davanın her aşamasında avukat yardımından faydalanılması hak kayıplarının önüne geçecektir.

Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Davası, Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Ölümlü trafik kazaları nedeniyle vefat edenin sağlığında destek olduğu kişiler destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler.

Destekten yoksun kalma tazminatı bir maddi tazminat türüdür. Bu tazminatı ölenin eşi, çocukları, anne-babası ve vefat edenin sağlığında kendisine destekte bulunduğu ispatlamak kaydıyla diğer üçüncü kişiler talep edebilmektedir.

Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması uzmanlık gerektirmekte olup aktüerya hesabı konusunda uzman avukat bilirkişilerce hesaplanmaktadır. Tazminatın hesaplanmasında ölenin yaşı, PMF yaşam tablosuna göre belirlenecek muhtemel yaşam süresi, vefat edenin kaza tarihindeki geliri, vefat edenin kazadaki kusur oranı, destekten yoksun kalan kişinin yaşı ve muhtemel yaşam süresi dikkate alınmakta Yargıtay kararları gereği indirim nedenleri varsa bu indirimler yapılarak tazminat hesaplanmaktadır.

Uygulamada sigorta şirketlerinin tazminat hesaplamalarının mahkemelerce hesaplanan tazminattan oldukça düşük hesaplandığı ve bu hesaplamalarına göre eksik ödeme yaptıkları sıklıkla karşılanmaktadır. Bu nedenle sürecin her aşamasında olası bir hak kaybına neden olmamak için avukat desteğinden faydalanılması yararlı olacaktır.

Ölümlü Trafik Kazası Davasında Hangi Mahkemeler Görevlidir?

Ölümlü Trafik Kazaları nedeniyle açılacak tazminat davalarının hangi mahkemede açılacakları da sıklıkla sorulan sorulardan biridir. Bu sorunun cevabı dava açılacak taraflar arasında sigorta şirketlerinin olup olmamasına göre değişmektedir.

Eğer ölümlü trafik kazası nedeniyle sadece sürücüye ve aracın işletilene karşı maddi ve manevi tazminat davası açılacaksa görevli mahkeme HMK 2/1 fıkrasına göre Asliye Hukuk Mahkemeleri olmakta ve davanın bu mahkemelerde açılması gerekmektedir.

Ancak ölümlü trafik kazası nedeniyle sürücü ve işletenle birlikte trafik sigortasını yapan sigorta şirketine karşı da dava açılmak isteniliyorsa davanın Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerekmektedir.

Sigorta Hukukuna ilişkin düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olup bu Kanunun md. 4/1-a, md.5/1 maddeleri görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olmaktadır.

Ölümlü Trafik Kazası Davalarında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Ölümlü Trafik Kazası nedeniyle tazminat davası açarken dikkat edilecek en önemli konuların başında zamanaşımı/hak düşürücü süre gelmektedir.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesine göre trafik kazalarında zamanaşımı süresi zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği günden başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıldır.

Ancak maddenin devamında davanın cezayı gerektiren bir eylemden doğması ve ceza kanununun bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi halinde bu sürenin maddi tazminat istekleri için de geçerli olduğu belirtilmiştir.

Ölümlü Trafik Kazalarında eylem TCK 85’de düzenlenen taksirle öldürme suçunu oluşturmakta bu nedenle de dava açarken uzamış zamanaşımı söz konusu olmaktadır.

Bu bakımdan trafik kazasında bir ölü varsa zamanaşımı 8 yıl olmaktadır. Ancak kazada birden fazla insanın ölümüne neden olunmuş ise zamanaşımı 15 yıl olmaktadır.

Yine kaza sonucu bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunmuşsa da zamanaşımı süresi 15 yıl olmaktadır.