Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 18.10.2017 tarih ve 2016/14899E-2017/7670K sayılı kararında

‘’Bilindiği gibi, boşanmada kusurlu bulunan diğer eşin mirasçı olamayacağı TMK’nın 181. maddesinde hüküm altına alınmış olup bu yönde bir tespite dair ayrı bir dava da açılamaz.

Farklı bir ifadeyle, boşanma davası sırasında ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesi halinde diğer eşin kusurlu olup olmadığının tespiti yapılacak olup, böylesi bir tespit sonucu da anılan yasal düzenleme gereği yasal mirasçı olup olamayacağı saptanmış olacaktır.

Açılacak mirasçılık belgesi verilmesi istemli davada da, bu tespit hükmü gözetilerek yasal mirasçılar ile miras paylarının belirleneceği kuşkusuzdur. Bundan ayrı; Türk Medeni Kanunu’nun 510/1 maddesi gereğince mirasçılıktan çıkarma ancak ölüme bağlı bir tasarrufla yapılabilir. Davacı …’in davalıyı mirasçılıktan çıkardığı ölüme bağlı bir tasarruf da bulunmamaktadır. O halde, mirasçılıktan çıkarma koşulları oluşmadığından anılan yasal düzenlemenin (TMK’nın 510. maddesinin) somut olayda uygulanamayacağı açıktır.’’ denilmiştir. Somut olayda boşanma davası sırasında ölen miras bırakan eşin mirasçıları, diğer eşin boşanmada kusurlu olduğunu iddia ederek mirasçılıktan çıkarılmasını talep etmektedirler.

Ancak miras bırakan mirasçılıktan çıkarma için herhangi bir ölüme bağlı tasarrufta bulunmamıştır. Yargıtay ise doğru bir gerekçeyle boşanmada kusurlu olan eşin tespitinin istendiği davada mirasçılıktan çıkarmaya karar verilemeyeceğini, eş zaten kusurlu ise Kanun gereği mirasçı olamayacağından bu davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini istemiştir.